31.01.2017

Ahmet İnam'dan...

"Hesabî duruş, mutluluğu öldüren şeydir." 

Örneğin Nietzsche, adam hayatı boyunca bunu anlattı. Ama Nietzsche'yi okuyup karamsar olan adamlar var, onlara sopayla girişmek istiyorum bazen. Adam demiş ki, ben bir enerji kaynağıyım. Benim insan gibi insan olabilmem, içimdekilerin olabildiğince bastırılmadan ortaya çıkabilmesidir. Oysa yaşam buna izin vermiyor, birbirimizi maskelemek zorunda kalıyoruz. Gerçi Freud medeniyetin temelinin bu olduğunu söylemiş. Biz de içimizdeki hayvanlığı bastıracağız diye, içimizdeki insanlığı da bastırmışız. Hâlâ içimizdeki erotik enerjiyle ilişkimizde sakatlık var. Erotik yanımız ortaya çıktıktan sonra ayıp bir şey yaptığımızı düşünüyoruz. Onun için "vatan millet sakarya", ilim aşkı, sanki hiç Eros yokmuş gibi davranıyoruz, dava adamı kalıbına sığınıyoruz. Bütün bu kalıpların dışında felsefe; çözüm arayanların değil, soru soranların yeridir, şeytanla muhabbettir.

"Ne zaman ki şeytan sizi alt eder, o zaman insan olduğunuzu anlarsınız."

Dürüstlüğü seçen insanlara...

"Dürüstlüğü seçmiş olan sizler, benden şikayet etmenizi gerektiren haklı bir nedeniniz olabilir mi? 

Diğerlerine sahte iyilikler verdim, aylak zihinlerini upuzun ve sahte bir düşteymiş gibi kandırdım. Altınla donattım kendilerini, gümüşle, fildişiyle; hiçbirinin özünde iyilik yok. Şanslı insanlar olarak gördüklerini, sana göründükleri gibi değil de yüreklerinde sakladıklarıyla bir görebilsen, o zaman anlardın ne zavallı, ne iğrenç, ne aşağılık yaratıklar olduklarını; evlerinin duvarları gibi dışları boyalıdır aslında; bu sağlam ve hakiki mutluluk değildir asla; kabuktur, üstelik incecik bir kabuk. Bu yüzden ayakta durabildikleri ve kendilerini istedikleri şekilde gösterdikleri sürece parıldarlar ve bizi kandırırlar, ama kendilerini rahatsız edici bir durum ortaya çıkıp da örtü kalktığında, o yapay ihtişamlarının altında ne derin, ne saf bir bozulmuşluk yattığını anlarsın.

Oysa sizlere kalıcı ve sağlam iyilikler verdim; nereye döndürürseniz döndürün, nereden bakarsanız bakın, daha iyi, daha yüce görünürler. Sizi dehşete salan olayları küçümsemenizi sağladım, ihtiraslarınızı aşağılamanızı. Dıştan parıldamıyorsunuz, iyilikleriniz içinize yöneltilmiştir. Kendi görüntüsünü seyretmekten haz alan evren bile dışsal olanları küçümser. İçinize her tür iyilik yerleştirdim; şansa gerek duymamanız, sizin şansınızdır."

Tanrı

(Tanrısal Öngörü, Seneca)

21.05.2012

Bir söz...

Gelgit dalgaları gibidir insanlara has meseleler. Suların yükseldiği anı yakalayanlar, en büyük zenginliğe ulaşanlardır; ama o anı kaçıranlar, yaşamlarını sığ sularda ve sefalet içinde geçirmeye mahkumdurlar...

11.04.2012

Bir Dilek Tut

- Bir dilek tut ve yüreğine koy. İstediğin herhangi bir şey... İstediğin her şey...
- Tuttun mu? Güzel. Şimdi gerçekleşebileceğine inan. Bir sonraki mucizenin, gülümsemenin ya da dileğin nerede karşına çıkacağını bilemezsin.
- Ama günün birinde döneceğin herhangi bir köşe başında olduğuna inanır, kalbini ve aklını onun olabilirliğine, onun kesinliğine açarsan...
- İstediğin şeyi elde edebilirsin.
- Dünya sihir dolu. Sadece ona inanmalısın. Bir dilek tut. Tuttun mu?
- Güzel. Şimdi ona inan. Tüm kalbinle.

17.02.2012

sevgiliye;

sevgiliye;

evcilleştirdiğin martıları sal vapur arkalarına
güneş kurut,
gri soğuk kış gecelerine...